Güldünya Yayınları: Amacımız kadın yazara alan açmak

a8

 

Sibel Ateş Yengin – Akşam (1.6.2014)

Nasıl bir yayınevi olacak? Sadece kadın yazarlara mı yer vereceksiniz?
Güldünya Yayınları feminist teori ve politika, dünyanın farklı bölgelerindeki kadın hareketlerinin deneyimleri, kadınların kaleminden edebiyat, kadın sanatçılar ve bilim insanları üzerine kitaplar yayımlamayı hedefliyor. Kitaplarımız esas olarak kadınların emeğiyle oluşacak. Ama bunun tabii ki istisnaları var; bir kitabı çevirmek istediğimiz dilde çeviri yapan bir kadın yoktur. Ayrıca toplumsal cinsiyet konusunda çalışan ve çok önemli eserler vermiş erkekler var, onların emeğini de göz ardı etmeyiz.

‘Güldünya Yayınları’ olarak hedefleriniz nedir?
Bir sürü hedefimiz var, birincisi kadınların görünürlüğünü artırmak, kadın yazarlara alan açmak. Ayrıca feminist politika ve kadın hareketi üzerine tartışmalara katkıda bulunacak kitapları çevirmek ve oluşturmak. Türkiye’de kadınların özgürlüğü ve feminizm esas olarak Batı ile özdeşleştiriliyor. Bu yanlış algıyı kırmayı da hedefliyoruz. Nitekim ilk kitaplarımızdan biri Güney Asya feminizmleri üzerine.

Kitap yayımlamanın dışında kadınlar için de birtakım çalışmalar olacak mı?
Esas olarak yayıncılık üzerine odaklanmayı düşünüyoruz. Kolektifimizde yer alan kadınlar zaten bireysel olarak farklı alanlarda çalışmalar yapıyor, o deneyimlerin de yayınlarımıza katkısının olacağını düşünüyoruz.

Neden ilk kitap olarak Yoko Ono’yu seçtiniz, özel bir nedeni var mı?
Kitabın Türkiye’deki yayın haklarının serbest olduğunu biliyorduk. Yoko Ono yirminci yüzyılın önemli sanatçılarından biri. Ama özellikle ülkemizde adı hep eşi John Lennon’la birlikte, onun bağlamında anılıyor. Hatta tıpkı Kurt Cobain ve Courtney Love ilişkisinde olduğu gibi, Lennon’a zarar vermiş, hatta Beatles’ın dağılmasında etkili olmuş bir kadın gibi sunuluyor. Oysa Ono, Lennon’ın politik bilincinin oluşmasında da etkili olmuş. Bugün de kendisini bir feminist ve barış eylemcisi olarak tanımlıyor. ‘Meşe Palamudu’ da sekseninci doğum günü şerefine yayımlanmış. Meşe Palamudu, haiku geleneğine yaslanarak Japon ve moderen Batı kültürünü bir araya getiriyor. İlk kitap olarak güzel olacağını düşündük.

Adının Güldünya olmasının hikâyesini anlatır mısınız?
Güldünya Tören, bilindiği gibi Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadelenin simgelerinden biri. Güydünya, ağabeyleri tarafından sokak ortasında ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede, güvenlik görevlilerinin aynı ağabeylerin yanına girmesine izin vermesi sayesinde yine onlar tarafından öldürülmüştü. Aylin Aslım’ın da onunla ilgili bir parçası var. Yayınevi için isim düşünürken aramızdan Devrim Gökçek bu adı önerdi ve herkesin içine sindi, çok da olumlu tepkiler alıyoruz.

Türk yazarlar olacak mı?
Türk ve Türkiyeli yazarların eserlerini de yayınlayacağız.

Edebiyat dünyasına girmek isteyen yeni  kadın yazarlara destek olacak mısınız? Genelde ilk kitapları bastırmak zor olur ya…
Kadınların kaleminden çıkmış iyi ve özgürlükçü edebiyatın başımızın üzerinde yeri var.