Güldünya Yayınları

vinyetlogoust2

 

 

 

 

Güldünya Yayınları adını, 2004 yılında, iki ağabeyi tarafından sokak ortasında vurulduktan sonra kaldırıldığı hastanede yine ağabeyleri tarafından öldürülen Güldünya Tören’den alıyor.

Güldünya Yayınları, feminist teori ve politika kitaplarının yanı sıra dünyanın dört bir yanından kadın hareketi ve farklı feminist örgütlenme deneyimleri, kadın biyografileri ve tanıklık derlemeleri, kadın edebiyatçıların eserlerini ve kadın sanatçılar tarafından ya da onlar üzerine hazırlanmış kitapları yayınlayacak.

Güldünya Tören

1982 Bitlis doğumlu Güldünya Tören 1 Mart 2004 tarihinde 22 yaşındayken evlilik dışı çocuk doğurduğu gerekçesiyle erkek kardeşleri tarafından Bakırköy Devlet Hastanesi’nde öldürüldü. Akrabası tarafından tecavüze uğramış ve hamile kalmıştı. Aile meclisi karar alarak Güldünya’nın öldürülmesine karar vermişti. Namus gerekçesiyle işlenen tüm cinayetlerde olduğu gibi cinayet ailenin küçük erkek çocuklarına işletilmiş böylece hem haksız tahrik indiriminden hem de yaşı küçük erkeklerin işlemesinden dolayı az ceza alacağı hedeflenmişti.a14

Güldünya, aile meclisinin kararının ardından İstanbul’a kaçarak akrabalarının yanına sığındı. ama kardeşleri tarafından bulunup sokak ortasında vuruldu. Hastaneye kaldırıldı. Hastane yetkililerinin, polisin gözü önünde 12 saat sonra yine kardeşleri tarafından hastanede öldürüldü. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah olayda polisin herhangi bir ihmali olmadığını söylerken annesi cenazede, “Ne aşirete ne oğullarıma karşı çıkabilirdim,” dedi. Kadınlar cenazeyi sessiz ve uzaktan izledi.

güldünya_Güldünya’nın çocuğunun adı: Umut. Her şeye rağmen umutlu olmak istedi belki de, kimbilir…

Güldünya, kucağında bebeğiyle ve bir de gelinlikle çektirdiği fotoğrafını ve ismini bıraktı bizlere, kadınları öldüren, ezen, sömüren erkeklere öfkemizle birlikte…

2 Yorum

  1. denis
    denis üzerinde · Cevapla

    Töre,namuskavramlari aslinda bilindigi üzre ataerkil bir gelenekten gelmektedir ve feodealizmin de hala büyük etkiloerini tasimaktadir.
    ilk kadin hareketleri cumhuryet öncesi osmanli dönemine dayanir hatta rivayete göre o dönemde kadinlar hamamlarda gercekten kardesce dertlesip sorunlarini paylasabilirlermis.cumhuriyet ile birlikte kadin secme ve secilme hakkindan özgürce kiyafet devrimleriylede kendini yenilemistir.orta dogudaki cumhuriyet dönemi kadin devrimi asla ve asla kücümsenemeyecek bir gercekliktir.Bugün emperyalist devletlerin de etkisi ile bagimsiz bir türkiyeden maglesef bahsedemeyecegimiz icin dis politikadan bagimsiz bir Bakis acisiyla konuyu daraltip cözüme yaklasmak yerinde olacaktir.eylül tarihini cok daha iyi bilen kadinlarimizin da etkisiyle politikaya yeni bir girisim sunabiliriz.Bugün ic savasin cikmasinda en büyük rol ikdidarin degildir cünkü Saglam bir sol tabani vardir ve bagimsiz hareket ederler.evrensel barisi evrensel degerleri önemseyen marsistler aslinda bu durumun farkindadirlar.bugün kimlik sorunlari cözülebilse elbette bu aydinliktan kadinlarda hakkini alacaktir.

    1. denis
      denis üzerinde · Cevapla

      türkiyede klise bir cümle vardir fakat bir o Kadar da gercekci bir klisedir “sol birlesse”

      elbette hayir

      sol birlesirse silah tüccarligi ekonomi mafyasini kim doyurucak?

      sol birlesirse orta dogunun yillar önce paylasildigi planlar suya düsücek
      sol birlesirse cografi konumundan dolayi dünya politikasini yönlendiricek
      sol birlesirse
      devrim olacak daa
      elbette birlesmemeli
      devrim türkiyede ütopi olarak kalmali
      oysa devrim yasamis tarihler ütopya degilken

      sakin birlesme sol
      kimlik,dil,etnik gibi konularda lütfen daha cok bölün
      sen bölünmezsen kapitalisler tassaklarini nasil kasicak
      sen sürün SOL sakin birlesme

Bir Yorum Bırak